| No |
Kelime |
Tanım |
Açıklama |
| 1 | action | Eylem | Örneğin güvenlik duvarı pakete yakalayınca yapması gereken eylem. Veya bir kara liste uygulamasının kara listede bulduğu elemanlar için yapması gereken iş. |
| 2 | activate | etkinleştirmek | |
| 3 | active | etkin, faal | |
| 4 | alias | 1. kısaltma
2. takma isim | |
| 5 | alloc | Tahsis etmek, ayırmak. | malloc. Bellek tahsisi. |
| 6 | allocate | Tahsis etmek | |
| 7 | allocation | Tahsis | |
| 8 | array | dizi | |
| 9 | Asset | Varlık | Güvenlik |
| 10 | Attachment | Eklenti | Örnek: Email eklentisi |
| 11 | audit | Denetim, denetleme | |
| 12 | available | 1. Erişilebilir. (available server)
2. Kullanılabilir. (available buffers) | |
| 13 | Backbone | Omurga | Ağ terimi. |
| 14 | Binary | İkili | |
| 15 | Boot | Açılış | |
| 16 | boot loader | Ön yükleyici | |
| 17 | bootable | Açılabilir. | |
| 18 | Bootstrap | Önyükleme | |
| 19 | bottleneck | Darboğaz. | |
| 20 | Bounce | 1. Karşılıksız, geri dönen
| Hedefi yanlış olduğu için ulaşmayan verinin geri dönmesi
Örn. Bounce address: Dönüş adresi (emailler için) |
| 21 | Broadcast | 1. yayın | Bir verinin ilgili ilgisiz seçmeksizin herkese iletilmesi. |
| 22 | Buffer | Tampon. | |
| 23 | Bus | Veriyolu | Ayrı yazılan "veri yolu" ndan farklıdır. Veri yolu anlatmak için kullanılabilir aynı anlamdadır. Ancak veriyolu birebir karşılığı olan tek başına bir kelimedir.
1. Verinin yolu 800 Mhz hızındadır.
2. Veriyolu 800 Mhz hızındadır.
Birinci cümlede verinin geçtiği yol anlamında veriyolunu tarif eden bir açıklama. İkinci cümle ise veriyolunun kendisi, açıklama değil.
|
| 24 | cache | önbellek | |
| 25 | child process | Alt süreç | |
| 26 | Chip | Yonga | Elektronik devre. |
| 27 | Classical | Alışılmış, sıradan | |
| 28 | Codec | Kodlayıcı | |
| 29 | Command | Komut | |
| 30 | Command line | Komut satırı | |
| 31 | complex | Karmaşık | |
| 32 | component | Bileşen | |
| 33 | concurrent | Aynı anda, eş zamanlı | |
| 34 | criterion | Koşut. Ölçüt. | |
| 35 | current | 1. Geçerli
2. Mevcut | |
| 36 | customazible | 1. Özelleştirilebilir. | |
| 37 | decapsulation | soyma, açma | |
| 38 | Decode | Çözümlemek | |
| 39 | Decoder | Çözümleyici | |
| 40 | default | 1. Öntanımlı
2. Varsayılan | Değeri önceden belirlenmiş. |
| 41 | delay | Geçikme, geçiktirme. | Packet delay. |
| 42 | Deploy | 1. Konuşlandırma (donanımlar için)
2. Yerleştirme (yazılım için) | |
| 43 | Descriptor | Tanımlayıcı | |
| 44 | device | Aygıt. | 1. Günlük hayatta donanıma karşılık kullanılır.
2. UNIX işletim sistemlerinde çekirdeğin donanım sürücüsü ile irtibatlanmış özel ve /dev dizini altında yer alan özel G/Ç birimi. |
| 45 | disadvantage | Sakınca (dezavantaj değil) | |
| 46 | discard | Gözardı etmek. | Discard packet. |
| 47 | divert | Yön değiştirme. | IP yön değiştirme soketleri. NAT işlemine alt yapı sağlar. |
| 48 | duplicate | çifte kayıt | |
| 49 | element | Bileşen | |
| 50 | Enable | Kullanıma açmak | Var olan bir öğeyi kullanılabilir yapmak |
| 51 | encapsulation | kaplama, sarmalama | |
| 52 | encrypt | şifre | |
| 53 | event | Etkinlik. | |
| 54 | Explicit | Açık olarak | tersi "implicit" |
| 55 | exploit | istismar | |
| 56 | facility | Yetenek | Örnek: log facility |
| 57 | firewall | Güvenlik duvarı. | Giren ve çıkan ağ trafiğini filtreleyen yazılımlar. |
| 58 | Form factor | Yükseklik çarpanı | Rack tipi sunucular için kullanılan ve 1U 2U 5U gibi ölçülerle ifade edilen ve U harfi ile verilen katsayı |
| 59 | format | 1. Biçimlendirmek (f.)
2. Biçim (i.) | |
| 60 | forward | Aktarma | Packet forwarding. (network) |
| 61 | fragmentation | Parçalanma | Dosya sisteminde dosya parçalarının peşpeşe olmaması veya dosyanın bloğa göre küçük gelmesi nedeniyle diskin israf edilmesi. |
| 62 | frame | Çerçeve | Örn. Paketler çerçeve haline getirilir ethernete verilir. |
| 63 | framework | çatı | |
| 64 | garbage collection | Atık toplama | işletim sistemleri::bellek yönetimi kavramı |
| 65 | gateway | Ağ geçidi. | |
| 66 | giant lock | dev kilit (Bilgisayar Bilimleri) | Ortak çekirdek kaynaklarının paylaşımlı kullanımında büyük kod parçalarının kilitle korunması. Böyle bir durum verimli olmadığından arzu edilmez. Arzu edilmemesine nispetle dev kilit denir. |
| 67 | handle | 1. (i) Tanımlayıcı
2. (f) İşlemek, halletmek, idare etmek | 1. Bir kaynağı temsil eden basit tanımlaıcı. UNIX'te bir açılan bir dosyayı temsil eden file handle gibi.
|
| 68 | handler | İşleyici | error handler, signal handler, event handler. |
| 69 | hard | 1. Sıkı | |
| 70 | harden, -ing | 1. f. Sıkılaştırmak, i. sıkılaştırma
| genellikle standart kurulmuş işletim sistemini veya programı daha kararlı v sağlam hale getirmek için yapılan çalışmalar. |
| 71 | hierarchy | Dizilim, hiyerarşi | |
| 72 | home | Kullanıcı dizini | UNIX terimi. home directory. |
| 73 | Honeypot | Ballı tuzak. | Bilgi güvenliği terimi. Güvenlik önlemlerini kaldırıp saldırganın girebileceği sahte hizmet noktaları oluşturarak saldırganları tuzağa düşürmede kullanılan yöntem |
| 74 | Ignore | Gözardı etmek | |
| 75 | Image | 1. Kalıp
2. Resim | |
| 76 | Implement | Gerçeklemek | |
| 77 | Implementation | Gerçekleme | |
| 78 | Implicit | İmalı | tersi "explicit" |
| 79 | Inject | zerketmek, salmak, basmak. | |
| 80 | Instruction | Emir, yönerge | Command daha çok üst seviye emirler için kullanılırken Instruction daha çok CPU ve DSP gibi alt seviye emirler için kullanılır. |
| 81 | Instruction set | Emir takımı | |
| 82 | Integrated | Tümleşik | |
| 83 | Integration | 1. Tümleştirme, Bütünleştirme | İki farklı sistemi bir arada çalışabilir hale getirme. |
| 84 | Integrity | Bütünlük | |
| 85 | Integrity Checker | Bütünlük Doğrulama | |
| 86 | Interrupt | 1. Kesme (i.) 2. kesmek (f.) | |
| 87 | Kernel | Çekirdek | |
| 88 | keyword | Anahtar kelime. | |
| 89 | know-how | Bilgi birikimi, bilgi dağarcığı | |
| 90 | library | Kütüphane | |
| 91 | limit | 1. kısıt
2. üst sınır | |
| 92 | location | Mevki, yer | |
| 93 | log | günlük, kayıt | |
| 94 | loopback | geridönüş
| loopback device: geridönüş aygıtı |
| 95 | mail(ing) list | Dağıtım listesi | Mail gönderilmek üzere oluşturulmuş email grupları. |
| 96 | mailing | Dağıtım, mail gönderme | |
| 97 | Markup | İşaretleme | Markup language: İşaretleme dili. |
| 98 | method | Yöntem | |
| 99 | migration | Taşıma, uyarlama | Taşınılan yere uyarlama |
| 100 | Mirror | Yansı | Software'in sunulduğu farklı adresler. |
| 101 | Monitor | 1. (f) Gözetlemek
2. (i, -ing) Gözetleme | Örnek: Network monitoring, monitor a filesystem |
| 102 | mount | bağlama | Örneğin disk bağlama. UNIX altında mount komutu. |
| 103 | Non-stop | Kesintisiz | |
| 104 | Optimization | İyileştirme. | |
| 105 | Optimum | En uygun. | |
| 106 | optional | Seçimlik | |
| 107 | original | Asıl, as-lı | |
| 108 | partition | Bölüm | |
| 109 | password | parola | password genelde şifre diye tercüme edilmekte. Fakat şifre encrypt kelimesinin tercümesine daha uygun düşmektedir. |
| 110 | Payload | 1. yük
2. protokol verisi, protokol yükü | Bir protokolün başlık bilgilerinden sonra gelen ve asıl taşınması amaçlanan bilgi. Örneğin UDP başlıktan sonra gelen içindeki SIP verisi. |
| 111 | Peak | 1. Tavan 2. Zirve | |
| 112 | pointer | İşaretçi | |
| 113 | Porting | Uyarlama | Farklı iki sistem arasında yazılım aktarma |
| 114 | procedure | Yordam | "Yol yordam bilmek" deyimindeki yordam. Yani bir işi yapmanın belli sırası. |
| 115 | process | süreç | [İşletim Sistemleri] 1. Çalışan program: İkili kod olarak kayıtlı bir programın çalışır durumdaki hali. |
| 116 | Prompt | Komut isteyici | |
| 117 | properties | Özellikler | |
| 118 | property | 1. nitelik 2. özellik | |
| 119 | public | 1. Kamuya ait
2. Kamu, halk
3. Açık (Herkesçe erişilebilir) | |
| 120 | realtime | Gerçek zamanlı | |
| 121 | Register | Kaydedici | İşlemci birimi, veri saklamaya yarar. |
| 122 | Release | 1. (f) Piyasaya çıkartmak, duyurmak
2. (i) Sürüm | 1. Örn. EnderUNIX qsheff 1.0'ı duyurdu (release etti)
2. Örn. Mevcut sürümdeki (release) hatalar düzeltildi. |
| 123 | replication | Veri Eşleme | |
| 124 | Resolve | Çözmek | Genelde DNS sorgularında kullanılan bir ifadedir. |
| 125 | Resolver | Çözücü | |
| 126 | resource | Kaynak | |
| 127 | revision | 1. Düzeltme
2. Düzeltme sürümü (t.) | |
| 128 | route | Yönlendirme (i.)
Yönlendirmek (f.) | |
| 129 | scalar | tekil, tekli | scalar kelimesi, Unix programlama dillerine matematikten geçmiş bir terimdir: burada bu kelimeyi "tek başına duran, bir nokta, bir adet, tekil" gibi anlamak, Perl’ün veri iskeletini kavramayı kolaylaştırır. (Ref: Hakkı Öcal - CGI/PERL kitabı) |
| 130 | scheduler | Zamanlayıcı | |
| 131 | scope | 1. Kapsam 2. Etki alanı (cs. derleyici kavramı) | |
| 132 | script | Betik | |
| 133 | sector | Kesim. | Hard diskin mantiksal dairesel dilimlerin herbiri. |
| 134 | session | oturum | |
| 135 | simulate | 1. taklit etmek.
2. ... ortamı oluşturmak. | |
| 136 | single point of failure | Tek noktada hata | |
| 137 | Skill | Beceri | Programming skills |
| 138 | Slice | Dilim | |
| 139 | Sniff | Koklamak | Ağ trafiğini koklamak anlamında |
| 140 | Sniffer | Koklayıcı | Bilgisayar ağları üzerinde akan verileri okuma yetisine sahip olan yazılım veya aygıtlara verilen isim.
|
| 141 | soft | 1. Yumuşak
2. Hafif | |
| 142 | specific | hususi,
özel,
mahsus | |
| 143 | string | dize, katar | |
| 144 | superuser | Yetkili kullanıcı. | UNIX sistemlerde root'u ima eder. |
| 145 | swap | takas | |
| 146 | syntax | sözdizimi | Bir programın yorumlayacağı kelime katarlarının önceden belirlenmiş yapısı. Güvenlik duvarları için kuralların sözdizimi, bir programlama dili için kaynak kodun sözdizimi. |
| 147 | tag | Takı. | CVS tag. |
| 148 | template | Şablon | |
| 149 | test | Sınama | |
| 150 | Threat | Tehdit | Bilgi güvenliği. |
| 151 | Throughput | 1. Debi
2. Veri işleme oranı, kapasitesi | Bir işlemcinin (genelde ağ aygıtının) saatte işleyip geçirdiği veri miktarı |
| 152 | toolkit | Araç takımı | |
| 153 | Track | İz. | Disk izi. |
| 154 | Traditional | Geleneksel | |
| 155 | Translation | 1. Tercüme (Metinler için)
2. Dönüştürme, Çevirme (Bir şeyi bir halden başka bir hale geçirme) | |
| 156 | tune, -ing | f. İyileştirmek, i. iyileştirme | performance tuning |
| 157 | umount | Çözmek. | |
| 158 | Version | Sürüm | |
| 159 | Violation | İhlal | |
| 160 | Widget | 1. Grafik öğe. | Grafik ekrandaki öğelerin her biri. checkbox, scrollbar gibi. |
| 161 | workaround | Ara çözüm,
Geçici çözüm | |